Vergi Kaçırana Hapis

Vergi Kaçırana Artık Tecil Yok, Hapis Var!

Son dönemde gündemde olan 5904 Sayılı "Gelir Vergisi Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Gelir Vergisi Kanunu'nda yapılan birkaç küçük değişiklik, çok büyük sonuçlar doğurabilir. Pek çok firmanın hemen her gün yaptığı, basit gibi görünen işlemler; bundan böyle firma sahibini hapse gönderebilir. İşin şakası yok.

İlk bakışta sadece bir süre artırımı gibi görünse de, sonuçları itibarıyla aslında çok önemli bir değişiklik bu.. 

Bu kanun ile Vergi Usul Kanunu'muzun 359'ncu maddesinde tanımlanan "kaçakçılık" suçlarının cezalandırılması ile ilgili önemli bir değişiklikte yapıldı. Bazı vergi suçlarının işlenmesi halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı 12 aydan 18 aya çıkarıldı.

Yasadaki değişiklik sonrasında bu suçlardan verilmiş olan hapis cezalarının paraya çevrilmesi yolu kapanmış oldu.

Peki, bu ceza hangi suçları kapsıyor?

Genel olarak vergi kaybına yol açan fiiller "vergi ziyaı" cezası ile cezalandırılıyor ve bu cezanın tutarı da kayba uğratılan vergi kadar oluyor.

Ancak bazı fiiller var ki, bunlar "kaçakçılık suçları" olarak adlandırılıyor ve bu fiillerde hem vergi ziyaı cezası üç kat olarak uygulanıyor hem de bu fiiller için vergi suçu raporu yazılarak Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusu yapılıyor.

Açılan dava sonucu da mahkemeler tarafından bu fiiller nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezalara hükmolunabiliyor.

İşte kaçakçılık suçu olarak adlandırılan fiillerden kanun değişikliği sonrasında cezası artırılmış olanlar şunlar:

Defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek veya gizlemek veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak.

♦ Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek;

*******************

Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul ediliyor.

Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, "yanıltıcı belge" olarak kabul ediliyor.

İşte bu fiilleri işleyenlerin cezası artık para cezasına çevrilemeyecek..

Çünkü Ceza Kanunu'muz bir yıl ve daha az süreli hapis cezalarını "kısa süreli hapis cezası" olarak tanımlıyor ve ancak bu cezaların para cezasına çevrilebilmesi mümkün. Kısa süreliler dışındaki hapis cezaları paraya ise çevrilemiyor.

İşte değişikliğin asıl etkisi bu yönüyle.

359'ncu maddedeki yukarıda saydığımız dışındaki diğer fiiller ise zaten bu kapsamdaydı.

Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler; veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar; veya hiç yaprak koymayanlar; veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen ya da kısmen sahte olarak düzenleyenler; veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyordu.

Yapılan düzenleme ile kaçakçılık suçu olarak tanımlanmış bütün fiiller artık para cezasına çevrilmesi mümkün olamayan hapis cezası kapsamına alınmış oldu.

********************

Erteleme kararının verilebilmesi için de, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekiyor.

 

Ancak bu değişiklik verilecek hapis cezasının ertelenmesine engel getirmiyor. Ceza Kanunu'na göre işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebiliyor. Dolayısıyla iki yıldan az ceza alan kişilerin hapis cezaları ertelenebilir. Getirilen değişiklikte bunu engelleyen bir yön yok.

Ancak Maliye Bakanlığı'nın Ceza Yasası'nda bu yönde bir değişiklik yaptırma çabasında olduğunu da duyuyoruz.

Hapishane damını görmemek için bu hususlara aman dikkat!

♦ Size getirilen faturalara dikkat!

Herkesin güvendiği bir mobilyacısı, tesisatçısı ya da boyacısı vardır. İşi vergi mükellefi olmayan bu ustalara yaptırmak isteriz ama bunlara ödediğimiz paraları da masraf yazmaktan vazgeçmeyiz. Bu sorun genelde bu kişilerin başkalarından alıp getireceği faturalarla çözülür. Ama bu masum görünen iş, başa büyük belalar açabilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte; bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge, artık muhteviyatı itibarıyla "yanıltıcı belge" sayılıyor ve bu belgeyi kullanmanın cezası paraya çevrilemeyen ve 18 aydan başlayan hapis cezası!..

♦ Defterlerini kaybedenler hapse girebilir

Muhasebe defterlerini ya da belgelerini çeşitli nedenlerle kaybetmek ve inceleme elemanına ibraz edememek hapis cezasına yol açabilir. Vergi Usul Kanunu'nun 359'ncu maddesine göre varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında ibraz edilmemesi "gizleme" olarak kabul ediliyor ve bu fiilin cezası da 18 aydan üç yıla kadar hapis cezası.

Defterlerin yanmış, su baskınında kaybolmuş, çalınmış olması ve hatta bunların kolluk kuvvetlerine bildirilmiş olması da yetmiyor. Bu cezadan kurtulmanın tek yolu bu gibi hallerde 15 gün içinde Ticaret Mahkemesi'ne başvurup bu konuda karar çıkartmak. 

Yeni kanuna göre bu ceza paraya da çevrilemeyecek.

♦ Malı kimden alıyorsanız parayı ona ödeyin!

Mali kimden almışsanız belgeyi de mutlaka o kişiden alın. Parayı da mutlaka size belge düzenleyen kişiye ve mutlaka banka aracılığı ile ödeyin. Aksi takdirde sahte belge kullanıcısı olmakla suçlanabilirsiniz.

♦ Mesleki bilgisayar programlarındaki risk

Doktorlar, mimarlar ve avukatlar gibi meslek sahipleri işlerini genelde kendilerine özel bilgisayar programları ile yürütürler. Örneğin doktorlar hastalarının teşhis ve tedavi süreçlerini bu program aracılığı ile izlerler. Bu programdaki kayıtlara göre tedavi aldığı kesin olan bir hastaya fatura kesmeyi unutmak, doktor açısından "defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek" fiili olarak yorumlanıyor ve hapis cezasına neden olabiliyor.